Modernleşme ve Din ilişkisi
Modernleşme kavramı aslında çok yönlü olup, günümüzde kullanılan tabiriyle çağdaşlaşma anlamına da gelmektedir.
Çağımızda, gerek bireylerin gerekse toplumun ortak arzusu modernleşmektir. Günden güne modernleşen dünyada dinin yaşanabilirliği azalmıştır. Aynı bağlamda dinin tam anlamıyla yaşandığı toplumlarda da modernleşme yoktur veya azdır..
Genel olarak bütün dinlere baktığımızda bunun engeli olduğunu görebiliriz. Lakin oryantalistler bunu sadece İslam'a yorarlar çünkü onlarca İslam bir dindir fakat asla bir medeniyet değildir. Batıda İslam modernleşmenin önüne ket gibi görünürken, Müslüman kesimler de modernleşmeyi Batılılaşma, özden yitme, dinini yaşayamama, geleneklerini kaybetme gibi görmüş ve ürkmüşlerdir.. Fakat modernleşmeyi öz olarak din kavramı engeller.
Aslında iki kesimde kendi cihetlerinden bakıldığında bütünüyle haksız sayılmazlar. Bunu en iyi "kadın" üzerinden örneklemeler ile açıklayabiliriz.
Modern hayata geçişle kadının toplumdaki yeri önem kazanmıştırdan ziyade kadın toplumda yer kazanmıştır. Akabinde en basit örnekle çalışabilmeye başlamıştır. Peki çalışan kadın ne kadar dindar olabilir ? Bir kadın ile çalışan bir kimse ne kadar dindar olabilir ?
Üzerine yazılmış bir ayet bulunmamakla beraber kadın sesinin haram olduğunu söyleyen, dolaylı olarak izah eden din alimleri vardır. Hatta hadis-i şerifte bulunmaktadır..
-Ey kadınlar, ancak mahreminizle konuşun, namahremle konuşmayın!
Örneğin; hanefi mezhebinde güvenilen fıkıh kitabı Redd-ül Muhtar'da der ki;
Kadınların yüksek sesle veya yumuşak konuşmaları ve seslerini namahreme duyurmaları caiz olmadığı için, ezan ve ikamet okumaları da caiz değildir.
İncil' de der ki;
" Kadının toplantılarda sormak istediği birşey varsa eve gelince kocasına sorsun. Çünkü kadının toplantılarda konuşması ayıptır.." 1.Korintliler 14 / 35
Ve çağımızda yine kadın öğretmenler çağdaşlaşmanın görülmesiyle öğretmenlik görevlerinde de bulunmaya başlamışlardır.. Fakat yine İncil der ki;
Kadin sükunet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadinin öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum. 1.Timoteos 2/11
Çağdaşlaşmanın bir diğer getirisi de kadın-erkek eşitliğidir. Kadının, erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldığı yönünde yorumlanan Nisa Suresi vardır.
" O insandan, eşini vücuda getirdi".
"Ey insanoğlu, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun."
Yahudilerin kutsal kitabı Talmud' da der ki;
" Havva, Adem'in 13. kaburga kemiğinden yaratıldı"
Kadının, yabancı bir erkeğe temasının bile haram olduğu butun kutsal kitaplarda çeşitli cümlelerle anlatılmıştır. Gelin görün ki, en basitinden bir otobüs yolculuğunda bile istemsiz temaslar kaçınılmazdır..
Daha anlaşılır bir örnek verecek olursak, çalışan kimseler için namaz kılmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Çağdaş yaşamla gelen, daha iyi bir yaşam standartı istekleri doğrultusunda mümkün olduğunca bütün aile bireyleri çalışmaktadır. Bu tempoda, gün içerisinde 5 vaktini namaza ayırmak güçleşmektedir. Çoğu mekanlarda namaz kılınacak münasip yerler bile bulunamamaktadır..
Modernizmin getirdiği teknoloji alanında gelişme de dine yüksek ölçüde engeldir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanın hakim olmakta zaten güçlük çektiği nefis, adeta fişeklenmektedir.
Örnekler elbette çoğaltılabilir. Ancak özünde varılan nokta aynıdır. Moderleşme dini, dinde modernleşmeyi yüksek ölçüde etkiler. İkisinin de yaşanabilirliğinin büyük ölçüde mümkün olduğu toplumlar da birinden biri muhakkak eksik kalır..
Çağımızda, gerek bireylerin gerekse toplumun ortak arzusu modernleşmektir. Günden güne modernleşen dünyada dinin yaşanabilirliği azalmıştır. Aynı bağlamda dinin tam anlamıyla yaşandığı toplumlarda da modernleşme yoktur veya azdır..
Genel olarak bütün dinlere baktığımızda bunun engeli olduğunu görebiliriz. Lakin oryantalistler bunu sadece İslam'a yorarlar çünkü onlarca İslam bir dindir fakat asla bir medeniyet değildir. Batıda İslam modernleşmenin önüne ket gibi görünürken, Müslüman kesimler de modernleşmeyi Batılılaşma, özden yitme, dinini yaşayamama, geleneklerini kaybetme gibi görmüş ve ürkmüşlerdir.. Fakat modernleşmeyi öz olarak din kavramı engeller.
Aslında iki kesimde kendi cihetlerinden bakıldığında bütünüyle haksız sayılmazlar. Bunu en iyi "kadın" üzerinden örneklemeler ile açıklayabiliriz.
Modern hayata geçişle kadının toplumdaki yeri önem kazanmıştırdan ziyade kadın toplumda yer kazanmıştır. Akabinde en basit örnekle çalışabilmeye başlamıştır. Peki çalışan kadın ne kadar dindar olabilir ? Bir kadın ile çalışan bir kimse ne kadar dindar olabilir ?
Üzerine yazılmış bir ayet bulunmamakla beraber kadın sesinin haram olduğunu söyleyen, dolaylı olarak izah eden din alimleri vardır. Hatta hadis-i şerifte bulunmaktadır..
-Ey kadınlar, ancak mahreminizle konuşun, namahremle konuşmayın!
Örneğin; hanefi mezhebinde güvenilen fıkıh kitabı Redd-ül Muhtar'da der ki;
Kadınların yüksek sesle veya yumuşak konuşmaları ve seslerini namahreme duyurmaları caiz olmadığı için, ezan ve ikamet okumaları da caiz değildir.
İncil' de der ki;
" Kadının toplantılarda sormak istediği birşey varsa eve gelince kocasına sorsun. Çünkü kadının toplantılarda konuşması ayıptır.." 1.Korintliler 14 / 35
Ve çağımızda yine kadın öğretmenler çağdaşlaşmanın görülmesiyle öğretmenlik görevlerinde de bulunmaya başlamışlardır.. Fakat yine İncil der ki;
Kadin sükunet ve tam bir uysallık içinde öğrensin. Kadinin öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum. 1.Timoteos 2/11
Çağdaşlaşmanın bir diğer getirisi de kadın-erkek eşitliğidir. Kadının, erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratıldığı yönünde yorumlanan Nisa Suresi vardır.
" O insandan, eşini vücuda getirdi".
"Ey insanoğlu, sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun."
Yahudilerin kutsal kitabı Talmud' da der ki;
" Havva, Adem'in 13. kaburga kemiğinden yaratıldı"
Kadının, yabancı bir erkeğe temasının bile haram olduğu butun kutsal kitaplarda çeşitli cümlelerle anlatılmıştır. Gelin görün ki, en basitinden bir otobüs yolculuğunda bile istemsiz temaslar kaçınılmazdır..
Daha anlaşılır bir örnek verecek olursak, çalışan kimseler için namaz kılmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Çağdaş yaşamla gelen, daha iyi bir yaşam standartı istekleri doğrultusunda mümkün olduğunca bütün aile bireyleri çalışmaktadır. Bu tempoda, gün içerisinde 5 vaktini namaza ayırmak güçleşmektedir. Çoğu mekanlarda namaz kılınacak münasip yerler bile bulunamamaktadır..
Modernizmin getirdiği teknoloji alanında gelişme de dine yüksek ölçüde engeldir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanın hakim olmakta zaten güçlük çektiği nefis, adeta fişeklenmektedir.
Örnekler elbette çoğaltılabilir. Ancak özünde varılan nokta aynıdır. Moderleşme dini, dinde modernleşmeyi yüksek ölçüde etkiler. İkisinin de yaşanabilirliğinin büyük ölçüde mümkün olduğu toplumlar da birinden biri muhakkak eksik kalır..
0 yorum yazılmıştır